Vehhabi-Sudi kiyami, cogu anlatida cöl fanatizminin bir yansimasi ya da Islami fundamentalizmin erken bir örnegi olarak sunulur. Bu kitap ise ilk elden kaynaklar ve genis bir literatür isiginda bu basmakalip ifadeleri asarak 18. yüzyil Osmanli Arabistanini merkez-cevre iliskileri, kabile sosyolojisi ve din söylemin dönüsümü ekseninde yeniden ele aliyor. Merkez otoritenin zayiflamasi, merkeze baskaldiri gibi yaygin kabullerin ötesine gecerek mesruiyetin yeniden tanimlandigi cok boyutlu bir güc mücadelesini analiz ediyor. Diger Selefi-ihyaci akimlarla yapilan karsilastirmalar sayesinde Vehhabi-Sudi hareketini daha genis bir entelektüel baglama yerlestiriyor. Güclenen hanedan ile din söylem arasindaki simbiyotik iliskiyi cözümleyen ve Arabistanin Sudilesmesi sürecine isik tutan Osmanli Arabistaninda Kiyam ve Tenkil, din-iktidar-toplum iliskilerini anlamak isteyenler icin önemli bir basvuru kaynagi.