Son bir asirdir Islam ümmetinin temel degerlerinden uzaklasmasi, bircok alanda gerilemesi, parcalanmasi ve sahipsiz kalmasi yüzünden sömürgeci devletler cografyamiza musallat olmus, Isra ve Mirac mucizelerinin yasandigi ve Mescid-i Aksanin bulundugu mübarek topraklarimiza SIsrail denen terör yapilanmasini kurmuslardir. Bu isgalci terör devleti cok uzun bir süredir Filistin topraklarini talan etmekte, Filistin halkina zulüm ve soykirim uygulamakta, ama ne yazik ki Müslümanlardan gereken tepkiyi görmemektedir. Son yillarda Gazzede yaptigi katliamlar artik dayanilmaz boyutlara ulasmistir.
Maalesef Müslüman halklarin yöneticileri bu zulüm ve soykirim karsisinda kinama mesajlari vermekten öte bir sey yapmamaktadir. Müslümanlarin elinden de somut bir sey gelmemekte, bir tepki silahi olarak boykot uygulamaktan baska bir yaptirim bulunmamaktadir. Tipki Hz. Ibrahim icin yakilan atesi söndürmek adina, bir damla su tasiyan karinca misali, tarafini belli etmek icin Yazara kulak verelim
Boykot, yalnizca ekonomik bir tercih degil, ahlaki, siyasi ve vicdani bir tavirdir. Zulme destek veren yapilara karsi gelistirilen bu tavir, ümmet bilincinin günümüz sartlarindaki en erisilebilir ve etkili yansimalarindan biridir.
Bu kitapcikta, SNe yapabiliriz sorusu merkeze alinmis; bireysel sorumluluk ile toplumsal etki arasindaki iliski üzerinde durulmustur. Okuyucuyu pasif bir konumda birakmak yerine, onu meseleye taraf olmaya cagiran bir dil benimsenmistir. Bu cagri, duygusal bir yönlendirmeden ziyade, bilincli bir durus insasini hedeflemektedir.