Bolivya Günlügü, zafere ulasmis bir devrimin degil, son ana kadar korunmus bir devrimci iradenin kaydidir.
Che Guevaranin bu günlügü, yüzeysel sloganlarin ötesine gecen bir sadakatin belgesi olarak tarihte yerini alir. Burada Che, popüler afislerdeki ikon halinden farklidir; astimiyla mücadele eden, acliga direnen, yalniz kalmayi göze alan bir devrimci olarak karsimiza cikar. Onun icin Bolivya kirsalinda mücadele eden sadece kücük bir gerilla birligi degildir, vazgecmeyi reddeden bir irade adim adim yol almaktadir.
Sayfalar ilerledikce devrim, romantik bir vaat olmaktan cikar ve bilincli bir israra dönüsür. Sartlar agirlastikca, kadrolar dagildikca, halk sessiz kaldikca Chenin tavri daha da berraklasir Geri adim atmamak Metnin asil gücü de burada yatar. Devrimin neden gerceklesmedigi aktarilirken, devrimci ruhun neden terk edilmedigi de acikca gözler önüne serilir.
Che, her satiri yasadigi gibi yazar mütevazi, dürüst ve cesur. Alkis beklemeden, kendini yüceltmeden, gerceklere bagliligini yitirmeden. Somut sonuclara indirgenemeyecek bir bagliligin, bedeli ödenmis bir yürüyüsün notlarindan olusur bu metin, müesses nizamin karsisinda dimdik durmayi secmis bir bilincin kaydidir.
Ve tam da bu yüzden Bolivya Günlügü, bir yenilginin belgesi olmaktan cikar, kosullar ne olursa olsun teslim olmayan bir devrimci iradenin acik bir meydan okumasina dönüsür.