Bakkalname; hatiralar, kültür, mekan ve insanlar arasinda kurulan zarif bir köprü Yalnizca bir nostalji degil; ayni zamanda bir hafiza, bir tefekkür, bir vefa eseri.
Eski bir camideki ezan sesinden, köy meydaninda yankilanan bir cagriya; bakkal raflarinda sakli kalan kirik leblebiden, ceyiz sandigina sikismis sözlü gelenege kadar uzanan bu yolculuk, okuyucusunu zamanin derinliklerine davet ediyor.
Bu kitapta sesini kaybetmis kalemlerin izini, satira dönüsen sessizliklerin ahengini bulacaksiniz. Her yazi, bir zamanlar yasanmisligin, duyulmuslugun ve hissedilmisligin ifadesidir.
Sayfalari cevirin belki de damlayan o mürekkep sizin hatiralarinizdan biridir.