Tipki akil hastalarinin toplumda yer edinme serüveni gibi, psikiyatri de bir dal olarak tip icinde kendine yer edinmekte zorlanmistir. Bu ikilikten yola cikan Rüya Kilic, Osmanlinin son döneminden Cumhuriyetin ilk yillarina kadar delilerin toplumda nasil algilandigini, tibbin ve hükümetlerin onlara yönelik yaklasimlarini ve calismalarini ele aliyor. Deliler ve Doktorlari arsiv belgeleri esliginde, Osmanli ve ardindan Cumhuriyet döneminde delilige yaklasimi, modernlesme sürecinde gecirdigi degisimleri ve cagdas tibbin icindeki konumunu inceliyor. Süleymaniye Bimarhanesinde baslayan serüven Toptasi Bimarhanesine, oradan da Bakirköy Ruh ve Sinir Hastaliklari Hastenesine uzaniyor. Louis Mongeriden Mazhar Osmana, Osmanli tibbinin gelisiminin de bir vechesine taniklik ediyoruz. Ardindan bu baglamda, yeni Türkiye Cumhuriyetinin toplum sagligina, nüfus planlamasina ve yetistirilmesine bakisinin da acik secik bir anlatisini okuyoruz.