Colak, kendinden gecmisti; bayilmakla ölüm arasinda gidip geliyordu. Yasanan bu kargasanin icinde, o savas aninda her sey birbirine karisti bir isyanin kivilcimi, ilk kursunu atma cesareti, kapanan gözlerin son nefesi Yine de bir umut vardi; zayif ama kirilgan bir sekilde parlayan, belirsiz bir isik. Bir gün bu yerin, bu insanlarin ve bu topraklarin sahibi olarak geri dönüsün simgesi olacakti belki de. Ya da bu an, bir düs icinde kaybolup gidecekti. Zaman sabirliydi; beklemeyi bilirdi. Vakti geldiginde, bugün mutlaka ama mutlaka hatirlanacakti.
Bu kargasayi firsat bilen Osman Sebri, kendinden gecmekte olan Bozoyu sirtladi. Nehrin kenarinda beklettigi atina binerek, kimseye hissettirmeden bir gölge gibi gözden kayboldu.