Yasin Yavuz bu kitapta, günümüzde sikca dillendirilen fakat, özellikle edebiyatta, acikca irdelenmeyen bir kavram olan siddet üzerinde durmustur. Siddet, temelde, bireyleri fiziksel veya ruhsal olarak zedeleyen eylemler bütünüdür. Türk romaninda siddet iceren metinler hayli fazladir; zor olan bunlar icinde incelenecek eserleri secmektir. Ne var ki bu, meselenin önündeki en kolay güclüktür cünkü siddet üzerine yazmak basli basina bir zorluktur. Her seyden önce onun nasil ele alinmasi gerektigi düsünülmelidir. Nitekim siddet; psikolojide baska, felsefede baska, sosyolojide baska sekillerde ele alinmaktadir. Bunca karisiklik icinde siddeti edeb metinler üzerinden tanimlamanin ne denli sorunlu bir is oldugu ortadadir.
Siddet Estetigi üst baslikli bu calismada, 1960tan 1980e kadar secilmis 34 farkli roman siddet olgusu cercevesinde incelenmistir. Calismada hem bireysel hem de kolektif siddet üzerinde durulmus, siddet doguran sebepler romanlar üzerinden örneklendirilerek aciklanmistir. Siddet söz konusu oldugunda cogunlukla baskasina yönelik yikici etkiler algilanir. Yazar, kisinin kendine yönelik siddeti olan intihar ve öz nefreti de ihmal etmemis ve böylece siddeti basli basina bir problem olarak bütüncül bir sekilde irdelemistir. Üstelik bunu yaparken edeb bir inceleme yaptigini göz önünde tutmus ve siddet fenomeninin itibar yapida nasil rol aldigini da tartismistir.